Connect with us

HABERLER

Her Gün Gözyaşı Döken Sağlık Çalışanlarının Göz Yaşlarını Silmek Bakan Koca’ya Yakışır!

Yayınlanan

GOOGLE NEWS ABONE OL

Özkan Erdem Milat Gazetesindeki köşesinde bugün sağlık çalışanlarının hergün akan gözyaşlarını dile getirerek, “Her gün gözyaşı döken sağlık çalışanlarının göz yaşlarını silmek koca yürekli birine yakışır ki, Sayın Koca da bu yürek fazlasıyla var…” dedi. Haberin detaylarında ise Erdem;

Yaptıkları işler aynı ama alın terleri karşılığında aldıkları ücret, sahip oldukları özlük hakları gibi birçok açıdan farklı olan sağlık çalışanları var. Mevzu sadece ücret, özlük hakları gibi kısımlarla sınırlı kalsa yine iyi; sözleşmeli olan sağlık çalışanları evlenip yuva kurmak istediklerinde yıllarca ailelerinden, eşlerinden, çocuklarından uzakta yaşamak durumunda kalıyorlar; onlar için en acı tarafı da bu…

Hasret ve özlemle işe gitmek…

Tayin, kurum değişikliği ve görevde yükselmek istediklerinde engelle karşılaşıyorlar. Mesela kendisi hemşire olarak Hakkari’de, Şırnak’ta, Mardin’de çalışan ve eşi Antalya, İzmir, Bursa gibi bir yerde Deniz Mühendisi olarak çalışıyorsa, kendisi eşinin yanına gidemiyor. Eşinin kendisinin yanına gelmesi gerekiyor ki yıllarca üniversite okuyup iş bulan, alanında uzmanlaşan bu kişi denizin olmadığı bir ile gidip nasıl kendi alanında çalışabilsin?

Aileleri ayırmaya, parçalamaya mahkum eden bu sistem kesinlikle değişmelidir. Ben sadece bir örnek verdim, ama buna benzer onlarca alanda binlerce mağduriyetler söz konusu. Geçtiğimiz günlerde sosyal medyadan bana bu konu hakkında yazan hemşireler, sağlık teknikerleri, ATT’lerin yazdıklarını okuyunca inanın göz yaşlarıma hakim olamadım. Çocuğunu göremeyen anne babalar, ya anne ya da babalarından mahrum büyüyen çocuklar, parçalanan aileler, boşanmalar… Bu bir vebal değil midir?Aile değerlerine en çok önem veren, birlik ve beraberliği en çok önemseyen bir siyasal partinin iktidarlığında bunların yaşanması insanı daha çok yaralıyor. İnanıyor, güveniyor ve ümit ediyorum ki bu konuda bir düzenleme Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca tarafından gündeme alınıp yürürlüğe girer.

En son 2013’te kadroya alınan sözleşmeli sağlık çalışanlarının yüzleri Sayın Koca’nın liderliğinde gülmeye başlayacağına inanmak ve ümit etmek istiyorum. Onların acılarını yüreğinde hisseden Fahrettin Koca’nın bu konuya kayıtsız kalacağına ihtimal vermiyorum.

Benzer durum MEB çalışanlarında söz konusu idi.

Sayın Ziya Selçuk bu konuda oldukça fazla güzel işler başardı. Sözleşmeli süresini 4+2’den 3+1’e düşürdü. En önemlisi ise Eş durumu hakkı tanıdı. Aileleri birleştirdi. Pandemi dönemimde, eşlerinden, çocuklarından ve ailelerinde uzakta yaşayan moralleri bozuk sağlık çalışanları, tüm olumsuzluklara rağmen ellerini taşın altına koyup cana başla bu halka hizmet etmek yolunda üstün bir gayret gösterdiler. Geceli gündüzlü sağlık hizmeti sundular. Haklarını teslim etmeliyiz ki sözleşmeli sağlık çalışanları başta olmak üzere sağlık çalışanlarının omuzlarında pandemiyle mücadelede başarıyı elde ettik. Siyasetçilerin görevlerinden biri de toplumun ihtiyacına, beklentilerine karşılık vermesidir. Bu nedenle Sayın Koca’nın; canla başla geceli gündüzlü çalışarak, yeri gelince aç kalan, yeri geline uykusuz kalıp hastane koridorlarında sandalyelerde uyuklayan sözleşmeli sağlık çalışanlarının ellerinde tutup onları kadroya geçirmesi toplumsal bir beklenti. Bu beklentinin bir an önce gerçekleşmesi ve Temmuz ayının sonuna doğru yapılacak il dışı yer değişikliğinde parçalanan ailelerin kavuşmalarına imkan tanınması gerekiyor. Kendisine “mikrofon dağıtsaydınız” diyen basın çalışanına bile o kadar tevazulu bir şekilde cevap veren Sayın Koca’nın toplumun bu beklentisine karşılık vermeyeceğine açıkçası ihtimal vermiyor.

***

En son 2011 ve 2013 yıllarında sözleşmeli sağlık çalışanların kadroya geçirilmesi ve yine en son süresiz sözleşmeli sağlık çalışanlarının(657-4B) 2017 yılında yapılması nedeni ile, 2016 yılında atanan bir sözleşmeli çalışan(45A-3+1) kadroya geçebilirken, 2015-2014 gibi daha önceki yıllarda atanan sağlık çalışanı hala süresiz bir şekilde sözleşmeli olarak çalışmakta ve mağduriyeti yaşamaya devam etmekte. Düşünün kendilerinden sonra bile atanan sağlık çalışanı kadroya geçebiliyorken kendilerinin
Her Gün Gözyaşı Döken Sağlık Çalışanlarının Göz Yaşlarını Silmek Bakan Koca’ya Yakışır!

Her Gün Gözyaşı Döken Sağlık Çalışanlarının Göz Yaşlarını Silmek Bakan Koca’ya Yakışır!

Gündem 02 Temmuz 2020 – 09:14
Özkan Erdem Milat Gazetesindeki köşesinde bugün sağlık çalışanlarının hergün akan gözyaşlarını dile getirerek, “Her gün gözyaşı döken sağlık çalışanlarının göz yaşlarını silmek koca yürekli birine yakışır ki, Sayın Koca da bu yürek fazlasıyla var…” dedi. Yazının devamı haberimizde..

Yaptıkları işler aynı ama alın terleri karşılığında aldıkları ücret, sahip oldukları özlük hakları gibi birçok açıdan farklı olan sağlık çalışanları var. Mevzu sadece ücret, özlük hakları gibi kısımlarla sınırlı kalsa yine iyi; sözleşmeli olan sağlık çalışanları evlenip yuva kurmak istediklerinde yıllarca ailelerinden, eşlerinden, çocuklarından uzakta yaşamak durumunda kalıyorlar; onlar için en acı tarafı da bu…

Hasret ve özlemle işe gitmek…

Tayin, kurum değişikliği ve görevde yükselmek istediklerinde engelle karşılaşıyorlar. Mesela kendisi hemşire olarak Hakkari’de, Şırnak’ta, Mardin’de çalışan ve eşi Antalya, İzmir, Bursa gibi bir yerde Deniz Mühendisi olarak çalışıyorsa, kendisi eşinin yanına gidemiyor. Eşinin kendisinin yanına gelmesi gerekiyor ki yıllarca üniversite okuyup iş bulan, alanında uzmanlaşan bu kişi denizin olmadığı bir ile gidip nasıl kendi alanında çalışabilsin?

Aileleri ayırmaya, parçalamaya mahkum eden bu sistem kesinlikle değişmelidir. Ben sadece bir örnek verdim, ama buna benzer onlarca alanda binlerce mağduriyetler söz konusu. Geçtiğimiz günlerde sosyal medyadan bana bu konu hakkında yazan hemşireler, sağlık teknikerleri, ATT’lerin yazdıklarını okuyunca inanın göz yaşlarıma hakim olamadım. Çocuğunu göremeyen anne babalar, ya anne ya da babalarından mahrum büyüyen çocuklar, parçalanan aileler, boşanmalar… Bu bir vebal değil midir?Aile değerlerine en çok önem veren, birlik ve beraberliği en çok önemseyen bir siyasal partinin iktidarlığında bunların yaşanması insanı daha çok yaralıyor. İnanıyor, güveniyor ve ümit ediyorum ki bu konuda bir düzenleme Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca tarafından gündeme alınıp yürürlüğe girer.

***

TIKLAYIN

En son 2013’te kadroya alınan sözleşmeli sağlık çalışanlarının yüzleri Sayın Koca’nın liderliğinde gülmeye başlayacağına inanmak ve ümit etmek istiyorum. Onların acılarını yüreğinde hisseden Fahrettin Koca’nın bu konuya kayıtsız kalacağına ihtimal vermiyorum.
Benzer durum MEB çalışanlarında söz konusu idi.

Sayın Ziya Selçuk bu konuda oldukça fazla güzel işler başardı. Sözleşmeli süresini 4+2’den 3+1’e düşürdü. En önemlisi ise Eş durumu hakkı tanıdı. Aileleri birleştirdi. Pandemi dönemimde, eşlerinden, çocuklarından ve ailelerinde uzakta yaşayan moralleri bozuk sağlık çalışanları, tüm olumsuzluklara rağmen ellerini taşın altına koyup cana başla bu halka hizmet etmek yolunda üstün bir gayret gösterdiler. Geceli gündüzlü sağlık hizmeti sundular. Haklarını teslim etmeliyiz ki sözleşmeli sağlık çalışanları başta olmak üzere sağlık çalışanlarının omuzlarında pandemiyle mücadelede başarıyı elde ettik. Siyasetçilerin görevlerinden biri de toplumun ihtiyacına, beklentilerine karşılık vermesidir. Bu nedenle Sayın Koca’nın; canla başla geceli gündüzlü çalışarak, yeri gelince aç kalan, yeri geline uykusuz kalıp hastane koridorlarında sandalyelerde uyuklayan sözleşmeli sağlık çalışanlarının ellerinde tutup onları kadroya geçirmesi toplumsal bir beklenti. Bu beklentinin bir an önce gerçekleşmesi ve Temmuz ayının sonuna doğru yapılacak il dışı yer değişikliğinde parçalanan ailelerin kavuşmalarına imkan tanınması gerekiyor. Kendisine “mikrofon dağıtsaydınız” diyen basın çalışanına bile o kadar tevazulu bir şekilde cevap veren Sayın Koca’nın toplumun bu beklentisine karşılık vermeyeceğine açıkçası ihtimal vermiyor.

***

En son 2011 ve 2013 yıllarında sözleşmeli sağlık çalışanların kadroya geçirilmesi ve yine en son süresiz sözleşmeli sağlık çalışanlarının(657-4B) 2017 yılında yapılması nedeni ile, 2016 yılında atanan bir sözleşmeli çalışan(45A-3+1) kadroya geçebilirken, 2015-2014 gibi daha önceki yıllarda atanan sağlık çalışanı hala süresiz bir şekilde sözleşmeli olarak çalışmakta ve mağduriyeti yaşamaya devam etmekte. Düşünün kendilerinden sonra bile atanan sağlık çalışanı kadroya geçebiliyorken kendilerinin hala sözleşmeli olarak çalışıyor olması vicdanları yaralamıyor mu? Bu yarayı tedavi edecek kişi Sayın Koca’dır. İş güvencesi zayıflatılmış bu sağlık çalışanları kadroya geçmek ve diğer meslektaşlarıyla aynı özlük haklarına, aynı ücrete ve en önemlisi aynı motivasyona tabii olmak istiyorlar. Her gün demoralize bir şekilde işe giden bu sağlık çalışanlarından yüksek performans beklenmesi doğrusu bilime, akla ve mantığa da ters. Her gün gözyaşı döken sağlık çalışanlarının göz yaşlarını silmek koca yürekli birine yakışır ki, Sayın Koca da bu yürek fazlasıyla var…

ÖZKAN ERDEM/ MİLAT GAZETESİ


takip et

Son Yazılar

Facebook

GÜNCEL

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.