Connect with us

SENDİKA

SES: Sağlık Emekçileri 243 hastanede yaptıkları anket sonuçlarını paylaştı

Yayınlanan

GOOGLE NEWS ABONE OL

Sağlık Emekçileri 243 hastanede yaptıkları anket sonuçlarını paylaştı
SAĞLIK ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Covid-19 salgını kapsamında 1 Haziran sonrası “normalleşme sürecinde” hastanelerde yaşanan duruma ilişkin, 29 Haziran-7 Temmuz tarihleri arasında Türkiye genelinde 51 ilden 243 hastanede yaptıkları anket sonuçlarını düzenlenen basın toplantısı ile paylaştı.

VAKA ARTIŞ ORANI HASTANELERDE YÜZDE 51, PANDEMİ HASTANELERİNDE YÜZDE 65

Sendikanın Eş Genel Başkanı Gönül Erden tarafından paylaşılan anket sonuçlarına göre; hastanelerde riskin devam ettiği ve sağlık emekçilerinin yeterince korunmadığı iddiaları yer aldı. 1 Haziran sonrası güncelleşen sorunları tespit edebilmek amacıyla yapılan anketler web ortamında yapılmış, sendikanın işyeri temsilcileri tarafından her hastane için bir adet olmak üzere tüm hastanenin bilgisi toplanarak yanıtlanmış durumda. Anket sonuçlarına paylaşılan veriler ise şu şekilde: “243 hastanenin yüzde 54’ünün halen pandemi hastanesi olduğu; pandemi hastanesi olmayan hastanelerin ise yarısından fazlasında Covid-19 servisi bulunmaktadır. Hastanelerin yüzde 22’sinde Covid-19 servisi bulunmamaktadır.
Bilindiği üzere Covid-19 vaka durumlarına ilişkin detaylı bilgiler kamuoyuyla paylaşılmamaktadır. Sadece günlük toplam bazı veriler açıklanmaktadır. Bu nedenle ankette hastanelerin vaka sayıları bakımından ne durumda olduğu da sorulmuştur. Hastanelerin yüzde 51’inde Covid-19 vaka sayısı artmıştır, pandemi hastanelerinde artış oranı yüzde 65’e yükselmiştir. Hastanelerin sadece dörtte birinde Covid-19 vaka sayısında azalma gözlenmiştir.
BAKANLIĞIN TALİMATLARI İDARECİLER TARAFINDAN EN KRİTİK KONULARDA DAHİ YERİNE GETİRİLMİYOR
İl- hastane – ve birim bazında ayrı ayrı özgün planlar ve hazırlıklar olması gerekmektedir. Giderek daha özelleşmiş olarak hastanelerin her birimi için Hastane Enfeksiyon Kontrol Komiteleri yönetiminde önlemlerin belirlenmesi gerektiği Bakanlık rehberinde de yer almaktadır. Çalışma sonucuna göre hastanelerin sadece yüzde 25’inde bu önlemler tüm birimler için hazırlanmıştır. Pandemi hastanelerinde dahi tüm birimler için plan hazırlanması yüzde 21 gerçekleştirilebilmiştir. Hastanelerin yüzde 24’ünde Covid-19 servisleri için plan hazırlanmıştır; bu oran Pandemi hastanelerinde yüzde 28’dir. İşyeri temsilcilerimizin yüzde 40’ının bu konuda bilgisinin olmaması da manidardır.
Çalışanların bilgilendirilmediği ve sürece katılmadığının göstergesidir. Anket sonuçlarına göre 1 Haziran sonrasında, çalışma biçimleri ağırlıklı olarak eski çalışma biçimine dönmüştür. Hastanelerin yüzde 77’inde dönüşümlü çalışma kaldırılmıştır. Pandemi hastanesi olarak devam eden hastanelerin dahi yüzde 66’sında dönüşümlü çalışma tamamen kaldırılmıştır; yüzde 23’ünde sadece Covid-19 servislerinde dönüşümlü çalışma devam etmektedir. Hastanelerin yüzde 21’inde elektif vaka alınmamaktadır. Hastanelerin yarısından azında Sağlık Bakanlığı rehberinde belirtildiği şekilde en az 14 gün Covid 19 insidansında istikrarlı bir düşüş olup olmadığı gözlenerek elektif vakalar alınmaktadır. Hastanelerin yüzde 27’sinde ise rehberdeki gereklilikler yerine getirilmeden, en az 14 gün covid -19 insidansında istikrarlı olarak azalma görülüp görülmediğine bakılmadan elektif vakalar alınmaktadır. Bu veriler Bakanlığın kendi talimatlarının idareciler tarafından en kritik konularda dahi yerine getirilmediğini göstermektedir. Operasyonlar öncesi hastalara test yapılıp yapılmaması önemli tedbirlerden biridir. Hastanelerin yüzde 13’ünde hiç bir hastadan test istenmez iken yüzde 20’sinde tüm hastalara, yüzde 42’sinde ise şüpheli hastalara test yapılmaktadır. Pandemi hastanesinde bu oranlar sırası ile yüzde 9, yüze 26, yüzde 44’dür. Ankette hastanelerdeki poliklinik ve acil yoğunluğu da değerlendirilmiştir. Salgın öncesi ile karşılaştırıldığında hastanelerin yüzde 12’sinde poliklinik yoğunluğu salgın öncesine göre artış gösterirken yüzde 61’inde yoğunluk azalmıştır. Yine hastanelerin yüzde 19’u acil servis yoğunluğu salgın öncesine göre artış gösterirken yüzde 45’inde yoğunluk azalmıştır. 1 Haziran sonrası sağlık kurumları için endişelerden birisi oluşacak yoğunluk ve bu yoğunluğun bulaş için yüksek risk taşıması idi. Bu konuda Bakanlığın öngördüğü neredeyse tek tedbir randevusuz hasta kabul edilmemesi, bu yolla riskin azaltılması idi. Bunun tek başına gerçekçi ve mümkün bir tedbir olamayacağını açıklamalarımızda ifade etmiştik. Anket sonuçlarımıza göre hastanelerin yüzde 36’sında randevusuz hasta kabul edilmektedir. Pandemi hastanelerinde bu oran biraz azalmakla birlikte yüzde 29’dur.
SAĞLIK HİZMETLERİNDEKİ KORUYUCU TEDBİRLERDE AYRIMCI UYGULAMALAR VAR”
Salgın başladığından itibaren KKE bir sorun alanı olarak alanda var oldu. 1 Haziran sonrasında tüm sağlık kurumları için KKE’nin eksiksiz, nitelikli bir şekilde sağlanması gerektiğini, bunun çok kritik olduğunu ifade ettik. Bu konuda birçok sorun yaşandığı, özellikle 1 Haziran sonrası açılan ve Covid dışı birimler için çok fazla sorun olduğu sendikamıza iletiliyordu. Anket sonuçları da aynı durumun devam ettiğini göstermektedir. Uygun sayıda ve nitelikte KKE sağlanması hastanelerin yüzde 72’sinde gerçekleşebilmiştir. Pandemi hastanelerinde bu oran biraz daha yükselerek yüzde 75 olmuştur. Sağlık çalışanlarının dörtte birinden fazlası hala uygun sayıda ve nitelikte KKE temin edememektedir. Hastanelerde hızlı açılma ve tedbirlerdeki yetersizlik de göz önüne bulundurulduğunda, KKE sağlanması çok kritik bir yerde durmakta iken, çok ciddi yetersizlikler bulunmakta; sağlık emekçileri risk altında çalıştırılmaktadır. Var olan KKE’nin dağıtımında da sorunlar olduğu salgın başından itibaren ifade ettiğimiz bir sorundur. Hastanelerin yüzde 10’unda 4D’li ve taşeron sağlık emekçilerine KKE verilmemekte; yüzde 38’inde sadece belirli durumlarda verilmektedir. 4D’li ve taşeron sağlık emekçilerine KKE verme hastanelerin ancak yarısında gerçekleşebilmiştir. Pandemi hastanelerinde dahi bu gerçeklik değişmemektedir. Bu da sağlık hizmetlerinde koruyucu tedbirlerde dahi ayrımcı uygulamaların en açık göstergesidir, sağlığın ekip hizmeti olması gerçeğine ne kadar aykırı yaklaşıldığının örneğidir; aynı zamanda güvencesiz çalıştırılmanın da sonuçlarından biridir. Sağlık emekçilerinin risk altında çalıştığı bir ortamda rutin test yapılmasının hayati bir önemde olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz. Salgın dönemi boyunca rutin test talebimiz karşılanmadı. 1 Haziran sonrasında da bu talebimizi sürdürüyoruz. Ancak, alandaki durum rutin test ihtiyacını karşılamanın çok gerisindedir.
“TANILI BİR SAĞLIK EMEKÇİSİNİN SEMPTOM GÖSTERENE KADAR ÇALIŞTIRILMASI KESİNLİKLE KABUL EDİLEMEZ”
Anket sonuçları, sınırlı, belirli kritik koşullarda dahi test yapılmadığını, böylece hem sağlık emekçilerinin hem yakınlarının hem hizmet alanların göz göre göre riske atıldığını işaret etmektedir. Covid birimlerinde çalışırken Covid dışı birimlere görevlendirilenlere test yapılmadığını ve bunun çok ciddi bir sorun olduğunu kamuoyu ile de paylaşmıştık. Ankete göre de hastanelerin yüzde 74’ünde Covid servisinden başka servise gönderilenlere test yapılmamakta, sadece yüzde 16’sında yapılmamaktadır. Bu çok büyük bir ihmaldir. Benzer şekilde Covid servisinden başka servise gönderilenlerin yüzde 82’si için 14 gün bekleme süresi uygulanmamaktadır. Yani bulaşın en yüksek olduğu yerde çalışan biri başka bir servise gönderilirken ne test, ne 14 gün bekleme önlemi uygulanmakta; gittiği servisteki çalışanlar ve hastalar da riske atılmaktadır. Anket sonuçlarına göre, pozitif tanılı ama semptom göstermeyen sağlık emekçileri hastanelerin yüzde 27’sinde semptom gösterene kadar çalıştırılmaktadır. Tanılı bir sağlık emekçisinin semptom gösterene kadar çalıştırılması kesinlikle kabul edilemez. Sağlık emekçisi sayısını artırmamak için, eldeki sağlık emekçilerini posası çıkana kadar, sağlığından olana kadar çalıştırmak demektir bu uygulama. Bu durumda olan sağlık emekçilerinin ancak yarısından fazlası evde karantinaya gönderilmekte ve takibi yapılmaktadır. Semptom gösteren ama henüz testi sonuçlanmayan sağlık emekçilerinde de durum benzerdir. Hastanelerin yüzde 37’sinde çalıştırılmaya devam edilmekte; yüzde 54’ünde çalıştırılmamaktadır. Şüpheli ve tanılı sağlık emekçilerinin durumu böyle iken sağlık emekçilerine yönelik test yapılma durumunun detaylarına bakacak olursak: Hastanelerin sadece yüzde 2’sinde rutin, periyodik test yapılmaktadır. Hastanelerin yüzde 38’inde sadece semptom gösterenlere test yapılmaktadır. Hastanelerin yüzde 28’inde semptom gösteren temaslılara; yüzde 15’inde semptom göstersin göstermesin temaslılara test yapılmaktadır.
“1 HAZİRAN SONRASI İLK 1 AY İÇİNDE TANI KONULAN SAĞLIK EMEKÇİSİ SAYISI 913”
Covid-19 bulaşı sağlık emekçileri için en önemli işçi sağlığı sorunudur. Nitekim 1 Haziran öncesi ve sonrası bulaş konusunda bir değişiklik olmamıştır. Anketimize katılan 243 hastanede Covid-19 pozitif sağlık emekçisi sayısı 1 Haziran öncesi 2,164 iken 1 Haziran sonrası bir aylık süreçte daha da hızlanmış 913’e yükselmiştir. Bu sonuç ankette ortaya koymaya çalıştığımız önlemlerin yetersizliğini gözler önüne sermektedir. Yani, ilk covid tanısı ilan edildiği 11 mart tarihinden itibaren salgının en yoğun olduğu 2, 5 ay içinde 2,164 sağlık emekçisi covid-19 tanısı alırken, “normalleşme”, salgının etkisinin azaldığı iddia edildiği 1 Haziran sonrasında 1 ay içerisinde, test yapılma oranının giderek azaldığı bir durumda 913 sağlık emekçisi enfekte olmuştur. Bu durum salgının etkisinin devamına; sağlık alanındaki tedbirlerin gevşetilmesinin sonuçlarına, sağlık emekçileri için riskin artarak devam ettiğine işaret etmektedir. Sağlık emekçileri arasındaki enfekte olma oranı, vaka sayılarının şimdiye kadarki en yüksek oranlara çıktığı Diyarbakır, Urfa, Mardin, Şırnak, Antep’te alarm verecek noktaya gelmiştir. Bu duruma özgü tedbirlerin ve planlamaların bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir.”


takip et

Son Yazılar

Facebook

GÜNCEL

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.